Toplumun en küçük yapı taşı olan aile, insan hayatını etkileyen en önemli unsurdur aslında. Çocuk en iyi şekilde aile ortamında eğitim almakta ve kişilik gelişimi burada şekillenmektedir. Fakat toplumumuzda giderek artan parçalanmış ailelerde yetişen çocuklar davranış bozuklukları sergileyebilmekte ve ruhsal sorunlar yaşayabilmektedirler. Üyelerden birinin geçici veya sürekli hastalığı ve sakatlığı deprem, sel, yangın gibi doğal afetle, yoksulluk, işsizlik, terör, boşanma gibi toplumsal afetler sonucunda yapılan zorunlu göçler, ebeveynlerden birinin çalışması veya başka nedenlerle evden uzun süre ayrılması, ailenin parçalanmasına yol açmaktadır Çocuk bu terk etme olayının nedenini kendisinde arayabilir. Kaybolan ebeveynin nerede olduğunu, nasıl yaşadığını, sağlığını, geri gelip gelmeyeceğini merak eder. Özellikle baş etme yetenekleri sınırlı olan çocuklar psikolojik yönden etkilemektedir. Çocukların anne- babalarından bu süreçte daha fazla etkilendikleri ve hayatlarının bundan sonraki dönemlerinde anne – babalarından daha fazla bu sürecin etkilerini yaşadıkları belirtilmektedir. Çocukta okulda başarısızlık, terk edilme kaygısı, değersizlik duygusu, şiddetli hassasiyet, aşırı olgunluk belirtileri, dengesizlik, birlikte olduğu ebeveyni suçlama ve ona karşı saldırganlık, az soru sorma ve az oyun oynama gibi sıkıntılar görülebilir.
Aile ortamı bozulan çocuk bunu okul ortamına da yansıtmakta ve ailede başlayan sorunlar okulda da devam edebilmektedir. Araştırmalar sonucunda parçalanmış aile çocuklarının kişisel rehberlik ihtiyacı tam aile çocukların kişisel rehberlik ihtiyacından anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur.